|
Merhaba, değerli bozuyuknet okurları. Bu hafta
sizlerle mülki yönetimler gündemimiz olacak. Konuya önceki
haftalarda yazdığımız yazılara da kısaca değinerek başlamak ve
bağlantı kurmak istiyorum.
Biliyorsunuz bir yazımda üniversite nerede
başlıklı bir konu işlemiştik. Burada Bilecik il merkezinde
üniversite için top yekün bir çaba içerisinde olunduğuna
değinmiş ama Bozüyük başta olmak üzere diğer ilçelerimizi de boş
boş bekleyen, büyük abiden pay bekleyen küçük kardeşe
benzetmiştik. Maalesef bu konularda halen bir gelişme hareket
olmuyor her nedense? Biri çıkıp bir cevap verme tenezzülünde
bile bulunmuyor. Ne sayın kaymakamlarımız ne san valimiz, ne de
yerel idareciler. Kimse kendini bu konudan sorumlu hissetmediği
kanısına vardım. Sayın rektörümüzün yönlendirme çağrısı
karşısında ne yapıldı bu da başka bir soru işareti.
Ben gözlemlerimde şöyle bir düşünceye varmaya
başladım. Herkesin bildiği gibi Valiler olsun, Kaymakamlar olsun
bulundukları mevkilerde Cumhurbaşkanlığı makamını, yani
Cumhurbaşkanımızı temsil ediyorlar. Şuraya geliyorum, nasıl ki
bir cumhurbaşkanı ülkesi adına gerekli değerlendirmeleri yapar,
il ve ilçelerde ki mülki amirlerinde aynı şekilde bölgelerinde
olup bitenlerden halkı bilgi sahibi yapması gereklidir. Ama her
nedense böyle bir durum göremiyoruz. Sayın Valimizi bu konuda
tenzih ediyorum. Ancak kendisinden birazda ilçelere yapılacak
yatırımlardan söz almasını bekliyoruz. Yapılan yatırımlara tabiî
ki teşekkür edilecek, yapılmışların tabiî ki gelip açılışı
yapılacak ancak birde bunların nelerin yapılacağı planları
hakkında ilçelerin geleceğine ışık tutar ise daha da memnun
kalacağız.
Kendilerine buradan saygılarımı iletmek
istiyorum. Zannedersem ilde ki bütün işler sayın valime bakıyor.
Bence Valimizi diğer ilçelerle ilişkilerini inceleme, gezi,
açılışlardan ziyade gelecek yatırımları konusunda çalışmalarıyla
anmak, duymak, dinlemek isteriz.
Asla söylemlerim kötü algılanmasın, işlere
karışıyorum olarak düşünülmesin. Burada sadece beklentilerimizi
dile getirmeye, daha yakın ilgi ve alakadan bahsetmek amacım.
Olayın birde ilçeler boyutu var.
Kaymakamlarımız sanki dut yemiş bülbüller. Ağızlardan tek bir
kamu oyuna bir değerlendirme yok. Hani bayram seyran olacak bir
konuşma ondan sonra. O da adet yerini bulsun. Bilmiyorum hangi
dönemde yaşıyoruz. Kaymakamlıklar olmuş onay makamı, ziyaret,
kabul merci. Buna da bir anlam veremiyorum. Ya da işlerini
sessiz sedasız hallediyorlar o başka. Ama halka soruyoruz
kaymakamımız kim, ilimizin kaymakamları kimler? Cevap ….!?
Valimiz Musa Çolak ama kaymakamlarda yeni değişti galiba, geldi
mi, hani geçen biri vardı peşinde kalabalık o mu? Yanıtlarını
alıyoruz.
Lütfen her şeyi Valimizden
beklemeyelim.Çıkalım, görünelim, değerlendirme yapalım, çalışma
başlatalım, halkı da katalım. Gölge gibi kalıp boşluk
bırakmayalım, kaybolmayalım. Cumhurbaşkanımızı temsil eden, onun
ülke için yaptığı değerlendirmeleri bizde ilçelerimiz için
yapalım. Birilerinden çekincemiz mi var, makam korkusu mu nedir
sizi dut yemiş bülbül yapan sayın büyüklerim.
Son olarak bir değerlendirmede bulunmak
istiyorum, daha doğrusu tespit. Aslında yukarıda saydıklarımın,
yani beklentilerimizin hepsini siyasilerimiz yapıyor. Bu da bana
şunu gösteriyor. Sanki Mülki amirlerimiz suskunluklarıyla,
açıklama, değerlendirme gibi görevleri siyasilere bırakmışlar.
Bilerek yada bilmeyerek. Ama vatandaş olarak baktığımızda bu
durum, siyasilerin siyasi kazancına dönüşüyor. Tabi ki
yatırımlar hükümetler aracılığıyla yapılıyor. Yinede bu
suskunluklar mülki amirleri gölgede bırakıyor. Ağırlıkları
sadece himayelerinde ki memurları üzerindeymiş gibi bir sonuç
ortaya çıkarıyor. Tamam olayı kaymakamlık yapmasa bile yapıldığı
için aracılara çıkalım teşekkür edelim. Edelimde bir amirimiz
varmış diyelim.
Bunu şuna benziyor. Okulların çocuklarımızı
8+4=12 yıl yetiştirdikten sonra bir sınav sonrasında başarının
dershanelere maledilmesi.
Bakalım, merak ediyorum değişen bir şey olacak
mı? Yoksa eski tas eski hamam mı olacak.
Çok yüzlülüğümüzü kaybetmememiz dileğiyle.
|